Varikosel Tedavisi ve Mikrocerrahi Varikosel Ameliyatı

 ameliyat

VARİKOSEL TEDAVİSİ VE MİKROCERRAHİNİN ÜSTÜNLÜKLERİ

1.Komplikasyon oranının(hidrosel,nüks v.b) mikrocerrahide daha düşük olması

2.Sperm parametrelerinde daha çok düzelme ve gebelik oranlarının daha fazla olması

3.Daha güvenilir bir yöntem ve varikosel tedavisinde ALTIN STANDART olması.

4.Mikrocerrahinin konusunda UZMAN ve DENEYİMLİ bir cerrah tarafından yapıldığında sonuçlarının daha yüz güldürücü olması.Varikoselin açık cerrahi laparoskopik ve radyolojik (skleroterapi veya embolizasyon) yöntemlerle tedavisi bulunmakla beraber, tedavide altın standart açık cerrahidir.Varikoselektomide amaç, tüm iç spermatik ven dalları ve dış spermatik ven dallarını bağlamak; vaz deferens ve damarlarını koruyarak bu yolla testiküler venöz akışı sağlamak ve spermatik kordona ait lenf damarlarını ve arteri muhafaza etmektir. Laparoskopik yaklaşım, varikosel tedavisinde uygulanan bir yöntem olmasına rağmen, özellikle dış spermatik venin görüntülenememesi ve bunun akabinde bağlanamaması, bağırsak ve ana damar yaralanmaları gibi karın içi komplikasyon riski taşımaktadır . Bu komplikasyonlar nadir de olsa ciddi olabilmekte ve hatta ameliyat gerekliliği ortaya çıkabilmektedir. Maliyet yüksekliği de varikoselin laparoskopik yöntemle tedavisinin dezavantajıdır. İç spermatik venin radyolojik olarak oklüzyon-embolizasyonu veya skleroterapi varikoselin tedavisinde bir diğer alternatiftir. Perkütan embolizasyonun avantajları daha az ağrıya ve ameliyat sonrası dönemde daha erken iyileşmeye neden olmasıdır. Ancak oldukça deneyimli olmayı gerektiren bir yöntemdir ve tedaviyi uygulayan hekimin tecrübesine bağlı olarak tedavi sonuçları değişebilmektedir. Damar delinmesi, koil veya balon migrasyonu, pampiniform pleksusun pıhtısı ve kontrast alerjisi rastlanılan komplikasyonlar arasındadır. Radyasyona maruz kalmak diğer bir dezavantajıdır. Radyolojik tedavi yönteminin, günümüzde çoğunlukla cerrahi tedavi sonrası tekrarlamalarda bir alternatif olabileceği kabul edilir.

Varikosel tedavisi sonrası nüks nedenlerinden biri olarak dış spermatik ven yoluyla şant oluşumu sorumlu tutulur . Mikroskop veya optik büyüteç kullanılmadan yapılan klasik varikoselektomide, küçük iç spermatik ven dallarının görülememesi nedeniyle bağlanamaması varikosel tedavisinde en önemli tekrar nedenidir. Bu amaçları gerçekleştirmede ideale en yakın cerrahi yöntemler optik büyüteç kullanılarak uygulanan mikrocerrahi varikoselektomidir.. Bu yöntemle olguların yaklaşık %80’inde ameliyat sonrası total motil sperm sayısında %50’den fazla artış ve olguların %36-45’ünde gebelik sağlanmıştır Başarısız veya nüks varikosel tedavisinde de mikroskobik varikoselektomi sonrası semen parametrelerinde anlamlı iyileşme ve olguların %23’ünde spontan gebeliğe ulaşılmıştır . Nüks varikosel tedavisinde mikroskobik yöntem kullanılarak nükse rastlanmamıştır.

VARİKOSELEKTOMİ KOMPLİKASYONLARI

Mikroskop gibi optik büyütecin kullanılması hidrosel oluşumunu ciddi şekilde azaltmaktadır. Değişik cerrahi yaklaşımlarla varikoselektomi sonrası nüks %0-45 olarak bildirilmektedir. Varikoselektomi sonrasında oluşan hidrosellerin yarısı ameliyat gerektirecek boyutlara ulaşabilir.Hidrosel oluşumunun sperm işlevi ve kısırlık üzerine olan tesirleri kesin değildir...

Mikroskop veya optik büyütecin kullanılması, ileride dilate olup nükse neden olabilecek küçük çaplı iç spermatik venlerin saptanmasına olanak sağlar. Çıplak gözle varikoselektomi uygulanan yöntemlerde varikosel nüksü %15 civarındayken, mikroskop veya optik büyütecin kullanıldığı varikoselektomi serilerinde nüks yaklaşık %1 civarında bildirilmektedir. Çocuklardaki varikoselin mikroskobik olmayan onarımından sonra nüks oranı daha çoktur.Skrotal kollateraller ve testiküler arteri saran ince venöz ağ sebebiyle nüks oluşur.

İnsanlarda testis arterinin çapı 0.5-1.5 mm’dir.Erkeklerin % 40’ında testis arteri geniş bir iç spermatik vene bitişiktir.Kalan %20’sinde arter ince ven ağı ile sarılıdır(Beck ve arkadaşları,1992).

Testis arteri bağlandığında testiküler atrofi gelişme riski %14’tür(Pen ve arkadaşları 1972).

İnsanlarda arter bağlanmasından sonra testiste atrofi gelişme riski kremaster ve vazal arterlerin testise kan desteği sağlaması nedeni ile düşüktür. Çocuklarda arter bağlanması sonrası atrofi olasılığı daha da düşüktür.Testis atrofisi ve/veya spermatogenezde bozulma riskine yol açabilen testiküler arter yaralanması veya ligasyonu, varikoselektominin nadir görülen komplikasyonlarındandır.

 

 

VARİKOSELEKTOMİ SONUÇLARI

1.Varikoselektominin semen kalitesi ve gebelik oranlarında iyileşme sağladığı yönünde artan sayıda çalışmaların bildirilmesiyle beraber daha fazla randomize, prospektif kontrollü çalışmalara gereksinim vardır . Madgar ve arkadaşlarının çalışmasında, 45 çiftte gebelik oranları varikoselektomi grubunda (%60), tedavisiz izlenen hastalara (%10) göre 6 kat daha fazla olarak bulunmuş. Bu çalışmada retroperitoneal, yüksek ligasyon tekniği gibi eski teknik kullanılmasına rağmen bu sonuçlar alınmıştır.

Mikrocerrahi yapılan 1500 olguluk bir çalışmada kadın faktör dışlandığında ameliyattan 1 yıl sonraki gebelik oranı % 43, 2 yıl sonraki gebelik oranı %69 bulunmuştur.(Goldstein ve arkadaşları ,1992). Ele gelen varikoseli olan azoospermik(hiç spermi olmayan ) erkeklerin %50’ sinin spermiogramında mikrocerrahi varikoselektomi sonrası sperm üretimi olduğu ve spermiogramda sperm saptandığı bulunmuştur.(Matthews ve arkadaşları, 1998)

Büyük varikosellerin onarımı sonucunda sperm kalitesindeki artış, küçük varikosellerin onarımı ile oluşan düzelmeden daha fazladır.(Steckel ve arkadaşları, 1993) Yaşı genç olan varikosel hastalarının mikrocerrahi varikoselektomiye daha iyi yanıt verdiği ve daha iyi düzelme sağladığı anlaşılmıştır(Sherr and Goldstein, 1999)

Düşük serum testosteron düzeyleri olan kısır hastalarda sadece mikrocerrahi varikoselektomi serum testosteron seviyesini belirgin olarak yükseltmektedir.(Su ve arkadaşları, 1995)

Genel olarak varikoselektomi, hastaların % 50-80’inde semen parametrelerinde iyileşmeye yol açmaktadır ve gebelik oranları %20-70 arasında değişmekte.

 

 

 

 





Fatih/İSTANBUL